|
Tüzük |
|
|
A B
C D E
F G H
I-İ J K L
M N O-Ö
P R S-Ş
T U-Ü V
Y Z Günümüzde yaygın olarak kullanılan stereolojik metotların, her bilim dalında olduğu gibi, kendine özgü bir terminolojisi vardır. Başlangıçta bu terminolojiye kazanılacak aşinalık, hem stereolojinin temel prensiplerinin daha iyi anlaşılmasını, hem de konular içinde geçen terimlerin kolayca kavranılmasını sağlayacaktır. Stereoloji bilim terminolojisi açısından Türkiye’de henüz bir fikir birliği bulunmadığı da göz önüne alınarak, bu terimlere tarafımızdan önerilen türkçe karşılıklar tartışılmaya ve geliştirilmeye muhtaçtır. Burada bazı terimlerin İngilizce ve Türkçe karşılıklarının birbiriyle sözlük anlamı bakımından farklılık gösterdikleri dikkati çekecektir. Bu farklılık her dilin kelimelere yüklediği farklı anlamlardan ve terimlerin Türkçe’ye çevrildiğinde ortaya çıkaracağı yanlış anlatımların ortadan kaldırılması kaygısından kaynaklanmaktadır. Ayrıca ilerde bu çalışmanın genişletilmesi için ülkemizde konuyla ilgilenen bilim adamlarının bu çalışmada yer almayan veya farklı anlamlara gelebilecek olan terimler hakkındaki düşüncelerini çalışma grubumuzla paylaşmalarının faydaları da kaçınılmazdır. Binlerce yıllık geçmişe sahip olan ve dünyanın en önemli dilleri arasında ilk sıralarda yer alan Türkçe’mizin, bilim dünyasında canlı ve güncel olarak yaygın bir biçimde kullanılmasının, “Türkçe bilim dili değildir” gibi boş inançları ortadan kaldırmada en önemli etmen olduğunu düşünüyor ve bu amaçla, Stereoloji Derneği olarak, konuyla ilgili önerilerinize ve katkılarınıza büyük önem veriyoruz. Sözlükte, stereoloji biliminin temel terimleri kısa açıklamalarla yer almaktadır. Konularla ilgili ayrıntılı açıklamalar kurs CD’lerinizde ve kaynaklarda mevcuttur. Açıklamalar içinde, yanlarında * işareti bulunan kelimeler, sözlükte ilgili maddede açıklanmıştır. Terimler, Türkçe karşılıklarına göre sıralanmış olup, sözlüğün sonunda, terimlerin İngilizce orijinallerini içeren bir dizin bulunmaktadır.
Faydalı olması dileklerimizle, Adım Ölçer (Stepmeter): Kaplan ve ark. (2001) tarafından geliştirilmiştir. Bir mikroskop tablasına bağlı, iki adet sanayi tipi kumpas ile mikroskop tablasının x ve y eksenleri boyunca yaptığı hareketlerin hassas olarak ölçülmesini sağlamaktadır. Özel kollar vasıtasıyla, hareketi engellemeyecek şekilde mikroskop tablasının hareketli bölümlerine monte edilebilen iki adet kumpastan oluşur. Tabla hareketlerinin kumpas millerini oynatmasına bağlı olarak, tablanın yer değiştirmesi ibreli ekranda doğrudan okunabilir. Buradaki kumpasların hareket duyarlılığı, kullanılan kumpas tipine göre 1-10 mikrometre arasında olup, 10 mikrometrelik bir duyarlılık bir çok stereolojik ölçüm için uygundur (Kaplan ve ark. 2001, Gökçe, 1998; Aslan, 1999). Alan Örnekleme Oranı/Payı (Area Sampling Fraction; asf): Ölçüm yapılmak üzere belirlenen/seçilen toplam alan miktarının, ilgilenilen yapıya ait toplam izdüşüm alanına olan oranı. Anizotropi (Anisotropy): Bir hacim içerisinde yerleşmiş bulunan (hücre gibi) taneciklerin, üç boyutlu uzayda belirli bir yönelim tercihi göstermesi; izotropik* olmama durumu. Örneğin, deri, beyin kabuğu (cortex) veya tabakalı bir kayaç gibi tabakalaşma gösteren bir yapıdaki bileşenler anizotropik bir dağılım gösterirken, sözgelimi dalaktaki parankima hücreleri veya derin uzaydaki yıldızların dağılımı, izotropik (eşyönelimli) olarak kabul edilebilir.
A B
C D E
F G H
I-İ J K L
M N O-Ö
P R S-Ş
T U-Ü V
Y Z
B Biyolojik Değişkenlik (Biological Variability): Bir topluluğu (populasyonu) oluşturan bireyler arasında, niceliksel değerler açısından ortaya çıkan farklılık. Çalışmalardaki değişkenliğe (varyasyona) en çok katkı yapan unsurlardan bir tanesidir. Boyut Azalması Sorunu (Problem of Dimensional Reduction): İki boyutlu kesit düzlemi ile kesilerek görüntülenen tüm nesneler, gerçek boyut sayısının bir eksiğine sahip bir izdüşüm verirler. Örneğin, “bir” boyutlu bir “çizgi”, kesit düzlemi ile kesildiği takdirde, izdüşüm olarak “sıfır” boyutlu bir “nokta”; “üç” boyutlu bir nesne ise kesildiğinde, izdüşüm olarak “iki” boyutlu bir “alan” ortaya çıkarır. Bu durum, kesitler üzerinden üç boyutlu nesnelerin sayısal özelliklerini inceleyen araştırıcılar için önemli bazı sorunlara yol açmaktadır (bkz kurs CD’si).
C Cavalieri Prensibi (Cavalieri’s Principle): 17. Yüzyılda yaşayan İtalyan matematikçi Bonaventura Cavalieri’nin geliştirdiği hacim hesaplama yöntemidir. Yöntem bu gün stereolojide, değişik şekilli objelerin hacimlerinin hesaplanmasında kullanılan tarafsız bir prensip haline gelmiştir. Prensibin temeli, bilinen aralıklarla yapıdan sistematik rasgele* olarak seçilen kalınlığı belli kesitlerin yüzeylerinden birinin alanını hesaplamak ve bu alanı, kesitin kalınlığı ile çarparak o kesitin hacmini bulduktan sonra, diğer kesitler için benzer şekilde elde edilmiş hacim değerlerini toplayıp, tüm yapının hacmini elde etmek şeklinde özetlenebilir (Nyengaard 1999; Bkz. Syf 1: Cavalieri Prensibi) Çift Disektör (Double Disector): İki farklı bileşenin disektör* yöntemiyle eş zamanlı olarak sayılabildiği ve hesaplamalarda kesit kalınlığı değerinin kullanılmasını gerektirmeyen bir disektör uyarlaması (Marcussen 1992). Çizgi Sondası (Line probe): Alan ölçümlerinde kullanılan ve sistematik olarak dizilmiş çizgilerden oluşan ölçüm sistemi. Çok Basamaklı Parçalama (Multi-Stage Fractionator): Sistematik rasgele örnekleme* kuralların bağlı kalınarak, ardışık bir çok örnekleme basamağı içeren parçalama* planı.
A B
C D E
F G H
I-İ J K L
M N O-Ö
P R S-Ş
T U-Ü V
Y Z
D Değişkenlik – Varyans (Variance): Örnekleme planından, hesaplama yönteminden, üzerinde çalışılan topluluğun (populasyonun) içkin özelliklerinden vb. kaynaklanan, tekrarlı hesaplamalar arasındaki farklılık miktarı. Dijital Stereoloji (Bkz. Bilgisayar Destekli Stereoloji) Dikey Kesit (Vertical Section): İzotropik ölçümler yapma amacıyla uygulanan özel bir örnekleme biçimi. Dikey kesitler üzerinde izotropik örnekleme yapmak için sikloid eğrileri gibi izotropik sondalar kullanılmalıdır (Bkz. Dikey Tasarım). Dikey tasarım (Vertical Design): İncelenecek nesnenin dikey ekseni boyunca rasgele olarak döndürülmesi ile dikey bir yön elde edilir. Uygun biçimde örneklenen ve tekdüze yerleştirilen kesit düzlemlerinde, dikey eksen tanımlanabilir olmalıdır. İzotropik test çizgileri gerektiren bir dizi stereolojik hesaplayıcı, daha sonra bu örnekler üzerine uygulanabilir (Nyengaard 1999). Dikey Tekdüze Rasgele (Vertical Uniform Random): Tekdüze ve rasgele olarak elde edilmiş dikey kesitler veya bunlara ait görüntüler (bkz. Tekdüze-rasgele).
Dilim (Slice): Belli bir kalınlığı olan ve iki adet kesme işlemiyle elde
edilen örnek. Disektör Çifti (Disector Pair): Disektör* uygulamasında kullanılan, birbirine paralel, ardışık kesit yada görüntü çiftleri
Disektör Tanecikleri (Disector Particles): Disektör uygulaması sırasında
kesitlerden birinde izdüşümü bulunup, diğer kesitte bulunmayan
taneciklerdir. Disektör taneciği Q- simgesi ile gösterilir. Çok değişik
bir yapılanmaya sahip olmadıkça, genellikle, biyolojik yapılarda bulunan
tanecik sayılarının disektörle hesaplanması için, tüm yapıda, yaklaşık
olarak 700 taneciğin disektör sondaları ile örneklenip sayılabilmesi
yeterlidir. Doğruluk (Accuracy): Hesaplanan değerin “gerçek değer” ile örtüşme miktarı. Doğrusal Büyütme (Linear Magnification): Bir optik sistemden elde edilen görüntünün, son haline gelene kadar geçirdiği bütün büyütme oranlarının toplanmasıyla elde edilen son büyütme oranı değeri.
Doku Büzüşmesi (Tissue Shrinkage): Dokuların, geçirdikleri histolojik
takip işlemlerine veya biyolojik/patolojik değişikliklere bağlı olarak
gösterdikleri hazim kaybı, büzüşme.
Dolaşımlı Örnekleme (Meander Sampling): Özellikle bilgisayar destekli
stereoljoide, incelenmek istenen izdüşüm alanının belli adım alanlarına
bölünerek, bu adımların sırayla ve sistematik olarak incelenmesi işlemi
için kullanılan terim. Düzeltme Faktörleri (Correction Factors): Mantık ve metot yanlışlıklarından ortaya çıkan bir takım hataları düzeltmek amacıyla kullanılan matematiksel formüller veya argümanlar (Haug 1986, Williams 1988). Düzlem Sondası (Area Probe): Uzunluk hesaplamalarında kullanılan ve iki boyutlu düzlemlerden oluşan test sistemleri (tarafsız sayım çerçevesi* çoğunlukla bu amaç için de kullanılır).
A B
C D E
F G H
I-İ J K L
M N O-Ö
P R S-Ş
T U-Ü V
Y Z
E
Euler sayısı (Euler Number): Bir ağdaki elemanların sayısını hesaplamada
kullanılabilen sıfır-boyutlu bir kavramdır. Bir elemanın topolojik bir
tanımı, hesaplama için kullanılır (Nyengaard 1999).
Fiziksel Disektör (Physical Disector): Tanecik sayımı için kullanılan
temel stereolojik yöntemlerden birisi (Sterio, 1984). Aralarında belli
bir mesafe olan iki ardışık kesitin fiziksel olarak karşılaştırılmasını
içerir. Fiziksel disektör yönteminin temel mantığı, sayılmak istenen
taneciklerin “uçlarını” saymak olarak özetlenebilir. Taneciklerin
herhangi bir yöndeki uçları sayıldığında, bu sayım, tanecik sayısına
eşit olacaktır. Fractionator (Bkz. Parçalama) Fraktal Boyut (Fractal Dimension): Euclid (Öklid) geometrisindeki tam sayılı boyutlardan (1, 2 ve 3 boyut gibi) farklı olarak, sınır karmaşıklığı arttıkça “kesirli” boyutlar ortaya çıkar (2.31; 1,14 gibi). Bu tip kesirli boyutlara, Euclid boyutlarından ayırmak için “fraktal boyutlar” adı verilir. Doğal nesnelerin bir çoğunda karmaşık yüzey/sınır yapısı, boyutların fraktal kurallarla ifade edilmesini zorunlu kılmaktadır (bir bulut görüntüsünün veya bir sinir hücresi kesitinin kenar uzunluğu gibi). Ayrıca, biyolojik yapılarda ve doğada bulunan bir çok dallanma, çatallaşma, ayrışma ve karışma örüntüleri, fraktal kurallarla bağıntılıdır.
A B
C D E
F G H
I-İ J K L
M N O-Ö
P R S-Ş
T U-Ü V
Y Z
G Gürültü Varyansı (Noise variance): Nokta sayımı veya obje sayımı gibi bir stereolojik sayım yönteminin bağımsız varyansı “gürültü” olarak adlandırılır. Gürültü ve sistematik örnekleme yönteminin neden olduğu hata katsayısı toplamı, sistematik stereolojik hesaplayıcıların hata katsayısıdır (Nyengaard 1999).
H Hacim Sondası (Volume Probe): Sıfır boyutlu* tanecik sayısı parametresini elde etmek amacıyla kullanılan, sanal veya gerçek hacimlerden oluşan üç boyutlu test sistemi* (fiziksel ve optik disektör gibi) Hacim Yoğunluğu (Volume Density): Birim hacme düşen bileşen hacmi miktarı (bkz: referans hacim). Hacim-Ağırlıklı (Volume-Weighed): Her bir obje, hacmine göre istatistiksel bir seçilme ağırlığına sahiptir. Hacim büyüdükçe, seçilme olasılığı da artmaktadır (Nyengaard 1999). Dolayısıyla, hacimlerine göre tanecikleri örnekleyen herhangi bir örnekleme yöntemi, “hacim ağırlıklı” olarak nitelenir. Stereoloji*de, hacim değeri, ancak noktalarla örneklenebildiğinden (bkz. Sonda boyutu), sözgelimi noktalı bir cetvelle yapılan izdüşüm örneklemesi, hacim ağırlıklı bir örnekleme olacaktır. Hata Katsayısı (Coefficient of Error; CE): Stereolojik bir çalışmada, örnekleme ve hesaplama yöntemlerinden kaynaklanan toplam hata miktarının istatistiksel bir ifadesidir. Hata katsayısı göz önüne alınarak örnekleme sıklığı ve ölçüm yoğunluğu kontrol edilebilir (Gundersen 1987, (Schimitz 1998, 1999, 2000, Hof 2000). Hata katsayısı, örneğin standart sapmasının örnek ortalamasına bölünmesi ile elde edilir. Bu değer, hesaplanan ortalamanın populasyon ortalamasına göre değişkenliğini gösterir. CE ve CV terimlerinin tanımları benzer olsa da, CV bir parametre iken, CE istatistiksel bir terimdir. İstatistik kaynaklarında CV hem bir parametre hem de bir istatistik olarak geçebilmektedir. Stereolojide ise kullanım alanları farklıdır. CV daha çok bireyler arasındaki değişkenliğe bağlı grup değşkenliği hakkında fikir verirken, CE bir bireyde yapılan ölçümlerin değşkenliğinin bir ölçüsüdür. Genellikle, bir çalışmanın yeterli niceliksel bilgi verebilmesi için, toplam hata katsayısının 0.05 değerinden daha az olması yeterli kabul edilir (Gundersen 1987). Hata varyansı (Error Variance): Tarafsız hesaplamalar ve gerçek değer arasındaki rasgele oynamalardır. Bu örnekleme varyansı rasgele ve içkin bir hatadır; bu nedenle bir taraflılık değildir (Nyengaard 1999).
Holmes Etkisi (Holmes Effect): (Bkz. Fazla Yansıma Etkisi) İki Boyutlu Nesne (2 Dimensional Object): Uzunluk ve genişliğe sahip obje, yüzey. Kesitlerde karşımıza çıkan tanecik izdüşümleri* genellikle, gerçek üç boyutlu* yapıların iki boyutlu görüntülerini temsil ederler.
İkinci Düzey Stereoloji (Second-Order Stereology): Taneciklerin uzaysal
dağılımı, fraktal boyut* hesaplamaları gibi ileri düzey stereoloji
tekniklerini içeren stereoloji dalı. İstatistik (Statistics): Örnekten hesaplanan, örneği tanımlamak ve populasyona ilişkin tahminlerde bulunmak için kullanılan değerlerdir İzdüşüm (Profıle): Herhangi bir yapının iki boyutlu bir düzlemle yaptığı kesişimi ve bu kesişim sonucunda ortaya çıkan iki boyutlu görüntüyü belirtir. Kesitlerde karşılaşılan hücre ve benzeri yapıların tümü, aslında bu yapıların kesit düzlemi ile kesişmeleri, yani mikrotomun bıçağı ile kesilmeleri sonucu ortaya çıkan izdüşümlerdir. İzdüşüm taneciğin iki boyutta temsilidir. İzotropi – Eşyönelimlilik (Isotropy): Hücrelerin veya taneciklerin, dokuda veya üç boyutlu uzayda belirli bir yönelim tercihi göstermemesi. Anizotropi*nin tersi. İzotrpik bir yapı, nereden ve hangi açıdan bakılırsa bakılsın, aynı gibi gözlenir. Bilinen bir örnek olarak, derin uzaydaki yıldızların dağılımı izotropiktir ve uzay, tüm yönlerden benzer gözükür. İzotropik Çizgi Sondaları (Isotropic Line Probes): Üç boyutlu uzayda eş-yönelimli (izotrpik*) olarak dağılım gösteren çizgi dizgeleri. İzotropik Düzlem (Isotropic Plane): Üç boyutlu uzaydaki yönelimi eş-yönelimli (izotrpik*) olarak belirlenmiş düzlem veya düzlem dizgeleri.
İzotropik Örnekleme (Isotropic Sampling): Biyolojik yapılardaki
yüzeyler, oldukça karmaşık organizasyon gösterir. Çoğunlukla ilgilenilen
yapı veya yapı bileşenleri anizotropik* özellik gösterdiğinden, bunların
her bir noktasına eşit örnekleme şansı verebilmek üzere, yöntemsel bir
izotropi oluşturulmalıdır. Bu amaçla yapılan özel örnekleme planları
genel olarak izotropik örnekleme planları olarak adlandırılırlar. İzotropik Tekdüze Rasgele (Isotropic Unifrom Random): Tek bir sistematik aralık kullanılarak izotropik yönelimde elde edilmiş kesit örnekleri.
A B
C D E
F G H
I-İ J K L
M N O-Ö
P R S-Ş
T U-Ü V
Y Z
K Kalın Dilimleyici (Slabber): Genellikle insan beyni gibi büyük hacimli yapıların sistematik* tekdüze* rasgele* paralel dilimlere ayrılması için kullanılmaktadır. Dilimlenmek istenen nesne veya organ, sınırlayıcı plaklar arasına yerleştirilip agar içerisine gömülür. Agar sertleştikten sonra plakalar çıkarılır ve sürücü vida yardımıyla hareketli taban istenilen miktarda ilerletilerek, bıçak oluklarından herhangi birinin yardımıyla, istenen aralıklarda kesitler elde edilebilir (Howard ve Reed, 1998). Kalınlık Örnekleme Payı (Thickness Sampling Fraction; tsf): Optik disektör uygulamalarında, kesit kalınlığı içerisinde, kesit kalınlığından daha dar bir yükseklik içerisinde optik olarak sayım yapılır. Sayım yapılan bu yüksekliğin ortalama kesit kalınlığına oranı, kalınlık örnekleme oranı olarak ifade edilir.
Kalibrasyon (Calibration): Uygulanılan sayısal bir araştırma planının
veya yönteminin, altın standart olarak kabul edilen bir başka yönteme
göre ayarlanması, kalibrasyonu. Kenar Etkisi (Edge Effect): Tanecik sayımlarında tarafsız sayım çerçevesi kullanılmadığında ortaya çıkan sistematik hata. Alan sınırlandırarak sayım yapma işinden kaynaklanan sorunlar olarak da tanımlanmaktadır (Gundersen 1977). Kesinlik (Preision): Bir yöntemin, tekrarlanan ölçümler boyunca düşük değişkenlikler gösteren veri serileri sağlaması, sonuçların her zaman birbirine yakın olması. Bu durum doğruluk* (accuracy) ile karıştırlmamalıdır. Kesin bir değerler dizgesi veren yöntem, taraflı* olabilir. Kesit (Section): Aslında üç boyutlu nesnelerden alınan iki boyutlu görüntüler anlamına gelen kesit terimi, stereolojide daha çok, belli bir kalınlığı olan ince histolojik dilimler için kullanılır. Kesit kalınlığı (Section Thickness): Bir kesiti oluşturan iki kesme yüzeyi arasında kalan mesafe. Disektör yönteminde bu terim genellikle seçilen bir disektör çiftini oluşturan kesit düzlemleri arasında kalan mesafe anlamında kullanılır (bkz. Kesit Kalınlığı Hesaplama Yöntemleri, Disektör Yüksekliği). Kesit Örnekleme Payı (Section Sampling Fraction; ssf): Bir yapıdan elde edilen tüm kesitler arasından sistematik rasgele olarak seçilen bir seri kesitin, sayıca, yapıdan çıkan tüm kesitlere oranı (örneğin, toplam 250 kesit elde edilen bir yapıdan 25 kesit sistematik rasgele olarak seçilmişse; kesit örnekleme oranı 25/250 olacaktır).
M Model Temelli Stereoloji (Model-Based Stereology): Üzerinde çalışan nesne veya taneciklerin geometrik yapıları ile ilgili bazı ön kabuller yapılarak, nesnelerin kurmaca matematiksel modelleri üzerinden ölçüm yapılması esasına dayanan stereoloji dalıdır (örneğin, x organındaki tüm hücreler küreseldir; çapları ve hacimleri arasında şöyle bir ilişki vardır:… gibi). Gerçekte, yapılar modellenen geometrik özellikleri aynıyla taşımadıklarından, yöntemlerin taraflı sonuçlar verme riski yüksektir.
A B
C D E
F G H
I-İ J K L
M N O-Ö
P R S-Ş
T U-Ü V
Y Z
N Nokta-örnekli doğrusal kesişimler (point-sampled intercepts): Hacim-ağırlıklı hacmin hesaplanmasında kullanılan iki-aşamalı bir örnekleme/ölçüm yöntemdir. Öncelikle, objeler test noktaları kullanılarak hacimleri ile orantılı olarak örneklenir. Daha sonra, her bir obje hacmi, objedeki test noktası boyunca geçen bir izotropik doğrusal kesişim uzunluğunun ölçülmesi ile hesaplanır. Elde edilen değer, hacim-ağırlıklı, ortalama bir hacim değeridir (Nyengaard 1999). Noktayla İlişkili Alan (Point-associated area): Noktalı alan ölçüm cetvelindeki her bir noktanın temsil ettiği alan. Bu birim alana, noktayla ilişkili alan adı da verilir ve P(a) simgesi ile gösterilir. Numerik yoğunluk: (Bkz. Sayısal Yoğunluk)
Nükleatör (Nucleator): İki-aşamalı, sayı-ağırlıklı, yerel bir boyut
hesaplayıcısıdır. Öncelikle, objeler disektör kullanarak sayıları ile
orantılı olarak örneklenir. İkincil olarak, her bir objenin hacmi, bir
hücrenin çekirdekçik gibi belli bir noktasından sınırına kadar olan
mesafenin ölçülmesi ile hesaplanır. Elde edilen değer, sayı-ağırlıklı
ortalama hacimdir (Nyengaard 1999). Optik Disektör Sondası (Optical Disector Probe): Üç boyutlu sayım kutucuklarıdır. Tarafsız sayım çerçevesinin üç boyutlu eşdeğeri olarak düşünülebilir. Tarafsız sayım çerçevesi, sanal olarak doku kesiti içerisinde ilerletildiğinde, üç boyutlu sanal bir optik disektör sondası oluşturulmuş olur. Bu sonda ile yapılacak sayımın kuralları ise, iki boyutlu tarafsız sayım çerçevesinin sayım kurallarının, üç boyuta aktarılmış halidir. Optik Kesit (Optical Section): Şeffaf ve kalın bir doku kesiti içerisinden herhangi bir derinlikte, odak düzlemi ile alınan sanal kesit görüntüsüdür. Optik Parçalama (Optical Fractionator): Fiziksel disektör sayım yöntemi ile sistematik rasgele örnekleme şemasının birleşiminden oluşan bir toplam nicelik hesaplama yöntemi. Optik parçalamada, sonuçta yapılan tanecik sayımı, tek bir kalın kesit içinde optik olarak ilerlenerek oluşturulan optik disektör sondaları ile yapılır. Bu yüzden optik parçalama adıyla anılır. Fiziksel parçalamada iki ayrı kesitin karşılaştırılmasından kaynaklanan problemler optik parçalamada görülmez. Optik parçalama, tabakalı yapılaşma gösteren, anizotropik yapılar için uygun bir yöntemdir. Oryantatör (Orientator): Büyük objelerde izotropik kesit düzlemleri elde etmeye yarayan iki-aşamalı bir kesit alma yöntemi. Öncelikle kesilecek nesne, çevresi boyunca eşit aralıklarla bölütlenmiş bir daire üzerine yerleştirilir. Rasgele bir sayı seçilerek, çemberde bu dairenin denk geldiği nokta ile merkezi birleştiren bir doğru üzerinden ilk kesi yapılır. Bu kesiden elde edilen parça, daha sonra sinüs ağırlıklı olarak bölütlenmiş bir başka yönelim skalası ile tekrar rasgele bir doğrultuda kesilir ve böylece yapıdan izotropik bir kesit örneği elde edilmiş olur (Nyengaard 1999). Örnek Kesit (bkz. Sayım Kesiti) Örneklem (Sample): Çekildiği populasyonu en iyi biçimde temsil ettiği düşünülen, üzerinde durulan özellik bakımından sınırlı sayıda birey içeren topluluk Örnekleme Birimi (Sampling Unit): Örnekte yer alan her bir deney ünitesi Örnekleme Stratejisi (Sampling Strategy): Örneğin populasyonu en iyi temsil edecek biçimde seçilmesine ilişkin belirlenecek örnekleme yöntemi
A B
C D E
F G H
I-İ J K L
M N O-Ö
P R S-Ş
T U-Ü V
Y Z
P Parametre (Parameter): Populasyonu tanımlamak için kullanılan populasyondan elde edilmiş değerlerdir. Planimetrik Yöntemler (Planimetric Methods): İzdüşümlerin sınırlarının bilgisayar yardımıyla belirlenmesi ve yine bu belirlenen alanlar içinde ölçümler yapılmasını içeren yöntemlerin genel adı. Populasyon (Population): Belirli bir özelliğe sahip deney ünitelerinin tümünün oluşturduğu topluluk (bir deney grubundaki sıçanlar; bir hayvandaki karaciğer hücreleri vb). Probe (bkz. Sonda)
R
Rasgele Sayı Tabloları (Random Number Tables): Rasgele sayılardan
oluşmuş sayı dizgeleridir. Bu dizgeler stereolojide, sistematik rasgele
örnekleme başlangıç basamaklarının belirlenmesinde sıklıkla
kullanılırlar. Referans Tuzağı (Reference Trap): Taneciklerle ilgili yoğunluk* değerleri incelenir veya rapor edilirken, yapının toplam (referans*) hacim değişimleri bilinmediğinde, yanıltıcı biyolojik yorumlara ulaşılabilir. Bu durum, referans tuzak olarak adlandırılır (Casley-Smith, 1988). Rotator: Nükleatör* gibi iki aşamada gerçekleştirilen, sayı-ağırlıklı, yerel boyut (hacim) hesaplayıcısıdır. Ancak, ölçüm ve hesapların detayları farklıdır (Nyengaard 1999).
S-Ş Sayım Alanı (Counting Area): Tanecik sayımı yapılırken çalışılan alanlar genelde çok geniş olduğundan ve içerdiği tüm izdüşümler sayılamayacağından, görüntü alanında bir bölgeyi sınırlandırmak gerekir. Bu bölge sayım alanı olarak adlandırılır. Tanecik sayımlarında yapılan bu sınırlandırma, genellikle, görüntü alanına kare veya dikdörtgen şekilli bir çerçeve yerleştirilerek gerçekleştirilir. Sayım Kesiti - Örnek Kesit (Reference Section): Disektör uygulamasında kullanılan kesit çiftlerinden, izdüşümlerin sayıma dahil edildiği kesit. Ülkemizde yapılan ilk stereolojik çalışmalarda “örnek kesit” olarak kullanılan bu terim, ifade ettiği anlamdan dolayı karışıklığa sebep olduğundan daha sonra sayım kesiti olarak kullanılmaya başlamıştır. Sayım Kutusu (Counting Box; Unbiased Counting Brick): İncelenen kesit kalınlığı içerisinde belli bir yüksekliğe sahip üç boyutlu optik disektör sondaları olarak düşünülebilir. Bu üç boyutlu sondaların yüksekliği ile, kenarlarını oluşturan tarafsız sayım çerçevesinin alnının çarpımı, bize disektör sondasının hacmini verir. Sayısal Yoğunluk (Numerical Density; NV): Bir birim hacimde bulunan tanecik sayısı. Bir disektör hacmi içinde sayılan taneciklerin toplam sayısı (N), disektör hacmine bölünürse, taneciklerin birim hacimde kaç adet bulunduklarını yani sayısal yoğunlukları tespit edilebilir (Gundersen 1986). Deneysel çalışmalar sırasında elde edilen mikroskobik kesitlerden sistematik ya da rasgele olarak birkaç tanesinin incelenmesi sonucunda ilgilenilen yapı bileşeninin kesitlerde gözlenen miktarı, taneciklerin sayısal yoğunluğu olarak tanımlanır. Seçici –(Selector): Cruz-Orive tarafından 1987 yılında tanımlanmış olan ve kesit kalınlığını bilmeye gerek kalmadan stereolojik hesaplamalar yapılmasını sağülayan bir hesaplama yöntemi. Selektör (bkz. Seçici) Seri Kesitler (Serial Sections): Ardışık olarak alınan kesit serileri. Sıfır Boyutlu (Zero dimensional): “Nokta” olarak tanımlanan geometrik nesnenin boyut sayısı; stereolojide ayrıca herhangi bir boyutsal parametre içememe, boyutsal özelliklerden bağımsız olma anlamlarında kullanılır. Örneğin taneciklerin sayısı, boyutsal özelliklerinden bağımsız olduğu için “sıfır boyutlu”dur ve ancak üç boyutlu bir sonda (hacim sondası*) ile doğru olarak hesaplanabilir. Sikloid Yay (Cycloid Arc): Bir doğruyla teğet durumda bulunan bir dairenin doğru üzerinde yuvarlanması sırasında, ilk baştaki teğet noktasının izlediği yol. Sikloid bir kavis, sinüs yoğunluklu bir uzunluk dağılımına sahiptir. Sikloidler stereolojide en çok dikey kesit düzlemlerinde yüzey alanı veya alan yoğunluğu hesaplamaları için kullanılırlar (Nyengaard 1999). Sistematik Tekdüze Rasgele Örnekleme (Systematic Unifrom Random Sampling; SURS): Sistematik bir önrekleme serisinin, ilk sistematik aralıkta rasgele bir noktadan başlatılması ile elde edilen örnekleme biçimi. Biyolojik çalışmalar için bilinen en verimli örnekleme yöntemidir. Bu yöntem, adından da anlaşılacağı üzere, bir yapıdan hem sistematik, yani önceden belirlenen sabit bir aralıkla ve hem de rasgele bir tarzda örnekleme yapılmasını mümkün kılar.
Sistematik Tekdüze Rasgele (Systematic Uniformly Random): Örnekleme,
sistematik ve rasgele bir bileşen ile gerçekleştirilir. 100 sayılık bir
dilim topluluğundan yaklaşık altı dilimlik bir örnekleme elde etmek
istendiğini, yani sistematik örnekleme aralığının 16’lık bir örnekleme
aralığı olduğunu varsayalım. Rasgele örnekleme bileşenini 1 ile 6
arasında bir sayı, örneğin 5 olarak alırsak, sistematik, tekdüze
örneklenen dilimler, 5, 21, 37, 53, 69 ve 85 şeklinde olacaktır
(Nyengaard). Bu rasgelelik, aynı sistematik aralıkla tüm örneklere
uygulandığında tekdüze sistematik rasgele örnekler elde edilir. Sonda (Probe): İlgilenilen yapıya, elde edilmek istenen veriye bağlı olarak sorulan ‘geometrik sorular’ olarak tanımlanabilir. Stereolojik sondalar, bir, iki ve üç boyutlu olabilirler. Bir yüzey üzerindeki belli bir alanı sınırlandırarak ayırıp, burada ölçümler yapmak, iki boyutlu sondaya örnek olarak verilebilir. Benzer şekilde, üç boyutlu bir hacim içerisinden alınan sınırlı küçük bir hacim de, üç boyutlu bir sonda olarak düşünülebilir ki bu, partikül sayımı için kullanılan tipik bir sondadır. Stereolojik sondalar, ilgilenilen parametrenin boyutsal özelliklerine göre seçilir. Örneğin, bir hacim içerisinde bulunan partiküllerin sayısını belirlemek istediğimizde, üç boyutlu bir sonda kullanmak zorundayız. Çünkü, sayı kavramı, hiçbir boyutsal özellikle ilgili değildir. Büyük olsun, küçük olsun, tüm partiküllerin sayısal olarak değeri 1 dir. Dolayısıyla, sayı parametresi, boyutsuz bir parametredir. Boyutsuz bir parametre ise, ancak üç boyutlu bir hacim içinde örneklenebilir. Benzer şekilde, tek boyutlu uzunluk parametresi, iki boyutlu bir düzlem sondası ile; iki boyutlu yüzey parametresi, tek boyutlu bir çizgi sondası ile; ve nihayet üç boyutlu hacim parametresi de, sıfır boyutlu nokta sondası ile örneklenebilir. Dikkat edilirse, ilgili parametrenin boyutu ile onun örneklendiği sondaların boyutlarının toplamı, üçe eşittir. Yani, uygun sondalarla yapılan uygun örneklemeler, bize ilgilenilen parametrenin, gerçekte bulunduğu üç boyutlu uzaydaki durumu hakkında bilgi verir. Sonda Boyutu (Probe Dimension): Stereolojik sondayı oluşturan geometrik biçimin boyut sayısı. Nokta sondası sıfır, çizgi sondası bir, düzlem (alan) sondası iki ve hacim sondası ise üç boyutlu sondalardır. Stereoloji (Stereology): Yapıların iki boyutlu kesit görüntülerinden, onların üç boyutlu özelliklerinin anlaşılmasıyla ilgilenen bir bilim dalıdır. Stereoloji, terim olarak eski olmasına rağmen, günümüzde yeni metotların ortaya çıkışı ile, niceliksel araştırmalardaki önemi son yıllarda artmıştır. Stereolojik Araçlar (Stereological Tools): Disektör, fractionator gibi stereolojik yöntemleri topluca ifade eden bir terimdir. Stereolojik Ölçüm Cetvelleri (Stereological Measurement Grids): Stereolojik ölçüm sondası* dizgelerinden oluşan ve kesit görüntüleri üzerine uygulanan ölçüm araçlarının tümü. Stokastik Geometri (Stochastic Geometry): Matematiğin, rastlantısal (stokastik) geometrik oluşumlarla ilgilenen dalı.
A B
C D E
F G H
I-İ J K L
M N O-Ö
P R S-Ş
T U-Ü V
Y Z
T Taraflı Yöntem (Biased Method): Gerçek değerden sistematik bir sapma gösteren ölçümleri belirtmek için kullanılan bir terimdir. Eğer bir yöntem doğa ve uygulaması sırasında ön kabuller içeriyorsa, sonuçlar gerçek değerden istatistiksel olarak sistematik bir sapma gösterecektir. Taraflılık (Bias): Hesaplanan ortalama değer ile gerçek değer arasındaki sistematik farklılıktır (Nyengaard 1999). Tarafsız (Unbiased): Tekrarlayan ölçümler sonucu, gittikçe gerçek değere yaklaşan, yani gerçek değerden sistematik bir sapma göstermeyen ölçümleri belirtmek için kullanılan bir terimdir. İçerisinde örneklemenin işe karıştığı bir ölçüm yöntemi, doğru sonuçların elde edilebilmesi için, tarafsız olmalıdır. Eğer bir yöntem doğası veya uygulanması sırasında yapılması gereken kabuller gereği bir taraflılık, yani gerçek değerden sabit bir sapma içeriyorsa, sonuçlar çoğu zaman gerçek değerden farklı olabilir. Tarafsız Sayım Çerçevesi (Unbiased Counting Frame): Tanecik sayımı sırasında her bir taneciğin yalnızca bir defa örneklenmesini sağlamayan sayım çerçevesi (bkz. Fiziksel ve Optik Disektör, sayfa 38). Tasarım Temelli Stereoloji (Design-Based Stereology): Sayısal özellikleri hesaplanmak istenen yapılar hakkında herhangi bir ön kabul yapılmadan, çalışma tasarımına bağlı olarak verilerin elde edildiği stereoloji alanı. Günümüzde “tarafsız” olarak atıf yapılan stereolojik metotların büyük bir çoğunluğu bu gruptandır. Tekdüze Rasgele (Uniform-Random): Tüm topluluktaki her bir bileşen veya noktanın örneklenme olasılığının eşit olması (Nyengaard 1999). Test Sistemi (Test System): Stereolojik sonda*ların sistematik olarak dizilmesi ise oluşturulan dizgeler ve bunların oluşturduğu ölçüm araçlarını niteleyen genel ifade (bkz. Stereolojik Ölçüm Cetvelleri). Toplam Tanecik Sayısı (N): Birim hacimdeki tanecik sayısının (Nv) toplam hacimle çarpılması ile elde edilir (Cavalieri-Disektör bileşkesi ile toplam sayı hesaplaması).
U-Ü
Uzunluk Yoğunluğu (Length Density): Birim hacme düşen uzunluk miktarı. Üç Boyutlu Nokta Dizgesi (Three Dimensional Point Array): Cavalieri prensibi ile hacim hesaplamasında, seri kesitler boyunca rasgele olarak kesit görüntüleri üzerine uygulanan sistematik noktalı alan ölçüm cetvellerinin, tüm kesitler boyunca, yapının tüm hacmi içerisinde oluşturduğu sanal nokta dizgesi. Üç boyutlu yeniden yapılandırma (3D reconstruction): Disektör uygulamaları esnasındaki hata kaynaklarının sonuçları etkileyip etkilemediğini doğrulamak ve çalışmalar sonunda elde edilen farklı sonuçlardan doğan problemlere karşı kalibrasyon*, bir çözüm olarak gösterilmektedir. Bazı araştırmacılar tüm yeni ölçüm yöntemlerinin kalibre edilmesi gerektiğini savunmaktadırlar. Kalibrasyonun temelini elde edilen kesitlerin tekrar bir araya getirilip hesaplanması oluşturmaktadır. Bu yöntem “3-boyutlu yeniden yapılandırma” (3D reconstruction) olarak adlandırılır. İlk bakışta oldukça fazla bir iş yükü gerektirir gibi gözükse de, aslında basit ve uygulaması kolaydır.
V Veronoi Parsellemesi (Veronoi Tesellations): Kesitlerde gözlenen tanecik izdüşümlerinin komşuluk ve yoğunluklarını sayısal olarak ifade etmeye yarayan bir yöntem (bkz. İkinci Düzey Stereoloji).
Y Yasak Kenar (Forbidden Line): Tarafsız sayım çerçevesinde* genellikle kırmızı renkle gösterilen ve isabet eden izdüşümlerin * sayım dışı bırakıldığı çizgiler. Yasak Yüzey (Forbidden Surface): Optik disektör* uygulamalarında, tarafsız sayım çerçevesi*nin sanal bir disektör hacmi oluşturmak üzere, kalın bir kesit içerisinde optik olarak hareket ettirilmesi sırasında oluşan sanal “sayım kutusunu”nun, çerçevenin yasak kenarları tarafından süpürülerek oluşturulan yüzeyleri. Yıldız Hacmi (Star Volume): Obje içindeki rasgele bir noktadan açık olarak görülebilen ortalama obje hacmi olarak tanımlanır. Nokta-örnekli doğrusal kesişimler kullanılarak hesaplanır (Nyengaard 1999). Yoğunluk (Density): Çoğu stereolojik hesaplayıcılar, bir obje fazı miktarının toplam referans hacmine oranını verirler. Bu oran hesapları yoğunluklar olarak bilinir. Örnekleri, hacim yoğunluğu, Vv, yüzey yoğunluğu, Sv, uzunluk yoğunluğu, Lv ve sayısal yoğunluk, Nv’dir (Nyengaard 1999).
Yönelim (Direction, Orientation): Üç boyutlu uzaydaki yön tercihi. Yüzey Yoğunluğu (Surface Density): Birim hacme düşen yüzey miktarı (örn: mikrometrekare/mikrometreküp)
A B
C D E
F G H
I-İ J K L
M N O-Ö
P R S-Ş
T U-Ü V
Y Z
İNGİLİZCE TERİMLER DİZİNİ
A B
C D E
F G H
I-İ J K L
M N O-Ö
P R S-Ş
T U-Ü V
Y Z
KAYNAKLAR Dernek Tüzüğü
Faaliyetler Üyeler
Üyelik İçin |
|